|
Diziler sanal uyuşturucu etkisi yapıyor
Berrin Kırılmaz 26.07.2010 ![]() Bulgaristan ve Sırbistan’da Binbir Gece, Gümüş gibi diziler milyonlarca insanı ekran başına kilitliyormuş. Türkiye de dahil olmak üzere çeşitli dil ve kültür farklılığı olan bunca insanı aynı noktada buluşturan şey ne olabilir? Konuları, oyuncuları, anlatımı çok farklı da olsa bu filmlerin, tek bir ortak özellikleri var. “zengin yaşamları” İnsan psikolojisi, hangi ülkenin insanı olursa olsun hiç değişmiyor. Kendilerinin ulaşamadığı gösterişli, şaşalı zengin hayatları hep merak ediyor. Kendini hep o hayatların içinde görmeyi arzu ediyor. Hiçbir zaman elde edemeyeceği o yaşamda sanal da olsa kendini oradaki kişilerle özdeşleştiriyor. Aşk-ı Memnu’nun ülkemizde böylesine ilgi görmesinde ve reyting almasındaki neden de bundan başka bir şey değil. Yapımcılarda insanların bu zafiyetini farkında oldukları için son yıllarda çekilen bütün dizilerin neredeyse tamamı zengin köşklerde, yalılarda geçiyor. Güneydoğu Bölgesinde geçen bir töre hikâyesinde bile aşiret reislerinin malikaneleri ve yaşamları odak alınıyor. Sürekli ve üst üste gösterilen bu tür filmler, hayatın çıkmazında yol arayan, yoksulluk ve işsizliğin sarmalında kıvranan gençlere sanal uyuşturucu etkisi yapıyor. Kendisinin dışındaki dünyanın hep böyle olduğu algısına kapılıyor. İşte toplumsal ahlaki erozyonda bu noktada başlıyor. Dizilerde gördüğü gösterişli evlerin içinde salınan güzel kızlar, yakışıklı erkekler onun bir numaralı rol modeli olduğu için kısa yoldan onlar gibi olmanın yollarını arıyor. Liyakatin erdemini hiçbir zaman öğrenemeyen bir nesil, gerçek dışı dünyaları kendine örnek alıyor. Ülkeler üzerinde stratejik planlar yapan bazı kesimlerin ilk adımlarından biri bu yöntem olmalı. Yani insanları sanal bir aleme sokarak gerçek dünyadan koparmak. Siyasetle, üretimle, bilimle ilişkilerini keserek, farkındalık düzeylerini en alt sınıra çekmek. İnsanların gözü ve aklı renkli, zengin hayatlara akarken, çevresinde olup bitenle ilgilenmemesini sağlamak. İşte burada çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu dizilerde bizlere sunulan hoş, zevkli dünyaların albenisine kapılmadan ve bunlara fazla prim verilmeden izlenmesi ve izletilmesi gerekir.
Yazarın Son Yazıları
• Kardelen Elif - 28.06.2010
• Diziler sanal uyuşturucu etkisi yapıyor - 26.07.2010 • Gündemi farklı hayatlar - 19.07.2010 • Sınav sonuçları açıklandı! - 16.08.2010 • “Evet”çiler ve “Hayır”cılar - 12.07.2010 |